Hotel Payam

MEDENİYETLERİN İZİNDE

Likya Medeniyeti’nin altı önemli kentinden biri olan Myra, bölgedeki kültür gezilerinin olmazsa olmazı. Kent, aynı adı taşıyan ova üzerinde kurulu. Myros nehrinin (bugünkü Demre Çayı) batısındaki ulaşıma elverişli kanal ile şehrin denizle bağlantısı sağlanıyormuş zamanında. Kanalın diğer yanında yer alan Andriake (Çayağzı) limanından da bölgenin deniz ulaşımı ve ticareti yürütülüyormuş. Myra Antik Kenti özellikle Likya Dönemi kaya mezarları, Roma Dönemi tiyatrosu ve Bizans Dönemi Aziz Nikolaos Kilisesi (Noel Baba) ile ünlü. Kaya mezarları, Likçe yazıtları ve sikkeler, Myra’nın en azından M.Ö. 5. yüzyıldan itibaren varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Strabon’un verdiği bilgiye göre Likya Birliği’nin altı büyük kentinden biri olan Myra, Likçe yazıtlarda Myrrh adıyla anılıyor.

ARYKANDA

Arif Köyü sınırları içerisinde yer alan Arykanda Antik Kenti’nin ismi Likya dilinde ‘Ary-ka-wanda”, “yüksek kayalığın yanındaki yer” anlamına geliyor. Kentin adının filolojik açıdan yerli Anadolu dilini yansıtması, bölgenin en eski şehirlerinden biri olduğunu gösteriyor. M.S. 2. yüzyıl Arykanda isminin çeşitli kaynaklarca çokça anıldığı bir dönem. M.S. 240 yılındaki büyük depremden sonra kısmen onarılan şehir, Bizans egemenliği sırasında “Akalanda” veya “Orykanda” adıyla anılıyor. Kalıntı ve Bizans kaynaklarına dayanarak 11. yüzyıla kadar varlığını bildiğimiz Arykanda’nın bu tarihten sonra yer değiştirmiş ve bugünkü karayolunun güneyine taşınmış olması mümkün.
Arykanda kenti, Şahinkaya diye bilinen sarp bir kaya yüzeyinin dibinden başlayan, güneye eğimli arazi üzerinde yer alıyor. Kentte en üst seviyede yer alan yapı, Şahinkaya’nın güney batı eteğindeki gözetleme kulesi.

Xanthos, Tlos, Letoon ve Patara antik kentleri ile Gömbe’deki Abdal Musa Tekkesi göz önünde bulundurabileceğiniz diğer kültür turları arasında. Fethiye-Kalkan arasında Xanthos vadisinin güneybatı ucunda bugünkü Ovagelemiş Köyü’nde yer alan Patara Antik Kenti, Likya’nın en önemli ve en eski şehirlerinden biri. Akdeniz Üniversitesinden Prof. Dr. Fahri Işık ve ekibi tarafından 1988 yılından beri kazıları sürdürülen Patara Antik Kenti, arkeolojik ve tarihsel değerlerinin yanında Akdeniz kaplumbağaları Caretta-Carettaların milyonlarca yıldır yumurtalarını bırakıp yavruladıkları ender sahillerden biri olması ile de ayrı bir öneme sahiptir. Kent, Doğucasarı Akropol suru ile Alakür Tepesi’ndeki Batı Suru arasında ve güneyde Limanağzı’nda yükselen Kurşunlutepe ile kuzeyde kente giriş konumundaki Kısık Geçidi arasında 10 kilometrekarelik bir alanı kaplamaktadır.